Yolun aşağısından gelir yukarı,
Selvi boyu geçti geçecek duvarı.
Başörtüsünü süsler gül goncası,
Düştüm bir ateşe ne alevi var ne dumanı.
Ah eyleme gönül, bu dert bizi bitirir,
Bir vefasız yar için ömrümüzü yitirir.
Soldu bağımın gülü, kurudu çeşmesi
Kader bizi yârin kapısında kul ettirir.
Cankuşum çırpınırdı ona uçmak için,
Yollar arardım hep ona koşmak için.
Düştüm bir çukura ne dibi var ne çıkışı.
Yoruldum, yordu beni onu sarmak için,
Ah eyleme gönül, bu dert bizi bitirir,
Bir vefasız yar için ömrümüzü yitirir.
Soldu bağımın gülü, kurudu çeşmesi
Kader bizi yârin kapısında kul ettirir.
Feryadım ulaştı yüce dağlar başına,
Kimseler bakmadı gözlerimin yaşına.
Yazmasınlar adımı mezar taşıma,
Gömün beni yârin geçtiği o yollara.
Ah eyleme gönül, bu dert bizi bitirir,
Bir vefasız yar için ömrümüzü yitirir.
Soldu bağımın gülü, kurudu çeşmesi
Kader bizi yârin kapısında kul ettirir.
Gençliğimi verdim, bak tükendi soluğum,
Karanlık gecede sığındığım kuytuğum.
Sen benden geçtin de ben senden geçemedim,
Sustu artık dillerim, kırıldı umudum.
Ah eyleme gönül, bu dert bizi bitirir,
Bir vefasız yar için ömrümüzü yitirir.
Soldu bağımın gülü, kurudu çeşmesi
Kader bizi yârin kapısında kul ettirir.
Yorumlar
Yorum Gönder